top of page
  • Yazarın fotoğrafıVolkan Mirzalı

Eric Spoelstra - Azimle Kültür İnşa Etmek

Güncelleme tarihi: 20 Oca

🏀Miami Heat baş antrenörü Erik Spoelstra, bir süredir NBA'deki en iyi antrenörlerden biri. 2008 yılından beri NBA takımlarından Miami Heat'i çalıştırmakta. Şimdiye kadar iki şampiyonluk kazandı. Erik Spoelstra'nın NBA'de zirveye çıkma yolu çoğu koçtan çok farklıydı.


🎞Spoelstra, video hakkında hiçbir şey bilmemesine rağmen! Heat tarafından video koordinatörü olarak farklı bir rol için işe alındı. Ancak yorulmak bilmeyen yapısı ve bitmek bilmeyen çalışması, bazılarının ona Zindan Ustası adını vermesine de neden oldu ve sonunda Pat Riley'nin kadrosunda yardımcı antrenör olarak terfi ettirildi.


⛰Spoelstra, 2001'den 2008'e kadar Heat'te yardımcı antrenör ve scouting direktörü olarak görev yaptı ve baş antrenörlük hayalinden asla vazgeçmedi ve kendisinden istenen her rolü sahip olduğu her şeyle yerine getirdi ve yıllar süren azimli çalışmanın sonrsında nihayet karşılığını aldı. Hatta Erik Spoelstra, takımın yıldızı Dwyane Wade'in şutunu geliştirmesiyle itibar kazandı ve birçok kişi tarafından iş ahlakından ötürü övüldü.


🎨Pek çok kişi Spoelstra'yı "Heat Kültürü"nün yaşayan bir sembolü olarak görüyor. Miami Heat takımı, yıllar boyunca başarılı olmalarına sebep olan kültürlerini uzun zamandır övüyordu. Takıma katılan oyuncular, Miami'nin ligdeki en iyi kondisyona sahip ve en çalışkan takımı olmaktan gurur duyduklarını anlatırlardı.



🎇Jimmy Butler da takımın şu anki yıldızı olarak bunu somutlaştırıyor. Butler, Heat Culture hakkında gazetecilere şunları söyledi: "Evet, gerçek. Bence her şeyden çok bu anda, ligde ve organizasyonda birbirimize olan inancımız ve ne kadar özel olabileceğinizi fark ederek kendiniz olmak için gereken bir inanç."


🔒Eric Spelstra kendisi ile rekabet eden bir insan olduğu için bunu takımdaki tüm oyuncularından da aynı şekilde talep ediyor ve onları kendi sınırlarını aşmaları için çeşitli zorlamalara tabi tutuyor.


📜Spoelstra ile tanışan çoğu insanın özel bir Spo hikayesi oluyor. Ne de olsa Spoelstra’nın altında çalışmak duygularla bir yolculuğa çıkmak demek. Öğrencilerine ilham veriyor, kızıyor, sınavlara sokuyor. İşe de yarıyor. Miami’yi beş kez NBA Finallerine çıkardı, iki kez de şampiyon oldular. Geçtiğimiz yıl ise NBA’in açıkladığı listede tarihin en iyi 15 koçunun arasında gösterildi. Geçtiğimiz ay tarihte en çok galibiyet kazanan koçlar listesinde 20. sıraya yükseldi.


📮Spo’nun gizemini başkalarının anlattığı hikayelerle öğrenebiliyoruz, çünkü kendisi bunları anlatmaz. 2014 yılında Sports Illustrated’ten Lee Jenkins’e röportaj verdiğinden beri kimseyle röportaj yapmadı. Bu yaklaşımının sebebi olarak “Miami Heat’te “ben” yoktur, “biz” vardır.” diyor. Gölede kalmak istediğini belirtiyor.


☯Onun başarısına giden yolların sevgi, rekabetçilik ve yüzleşmeden kaçmamak olduğunu görüyoruz. Bütün bunları genelde “yin yang” sembolünün anlattığı gibi bir koçluk yaparken gerçekleştiriyor.“Onu severdiniz.” diyor Kelly Olynyk. “Fakat aynı zamanda ondan nefret de ederdiniz.” https://www.youtube.com/watch?v=i3z4vKW3dOI


📑2011 yılında Maverick ile oynadıkları ve 4-2 kaybettikleri final sonrası ise onun liderlik gelişimi anlamında dönüm noktası sayılır. Yenilginin tüm sorumluluğunu üstlenerek bunu kendisi için yeniden yapılanma sebebi olarak kullandı.


✅Değişen tek şey taktik kitabı olmamıştı. Spoelstra da değişmişti. İlk dört sezonunda koç gibi durmak için o kadar çaba harcamıştı ki koç olmayı düşünememişti. Fakat hayatının en uzun gecelerinden birinde kendisini, sesini bulmayı başardı.


“Kaybetmenin acısı onu çelik gibi yapmıştı. Spor salonundaki varlığı gittikçe büyüdü, güçlendi. İnsanların üzerine düşme ve onları gerçekten değiştirebilme isteği büyüdü. Dramatik bir değişimdi. Bir sonraki yıl geri geldiğinde gerçekten değişmişti. Takımımızın standartını oldukça yüksek tuttu. Asla geri adım atmadı.”


“Hayatımızda çok önemli bir andı. Başarısızlık bizim için başarının yolunu açmıştı.” diyor yardımcı antrenör Fizdale. “Fakat bunun büyük bir kısmı Spo’nun sürekli ‘Ben hatalıyım, hepimiz hatalıyız. Bunun için LeBron’u suçlamalarına izin vermeyeceğiz, bir daha asla bu şekilde hissetmemek için ne gerekiyorsa yapacağız’ demesinden geçiyordu.”


➰Bu yolculuk esnasında Spoelstra’nın takımlarında karakteristik bir özellik ortaya çıktı. Ortaya çıkan dramalar ve tartışmalarla direkt olarak şeffaf şekilde yüzleşildi. Yeni NBA’in çok aksine bir durumdu bu.“Birçok takım yüzleşmelerden kaçınır; o, bunlara koşa koşa gidiyor.” diyor Olynyk. “Yüzleşmelere bayılıyor. Bunların sizi daha güçlü, daha iyi yaptığına inanıyor.”


🗯Tartışmanın konusu neredeyse her zaman kazanmak ya da kazanmaya giden yol oluyor. Anlaşmazlıkların strateji, mücadele ya da bencillik üzerine olması fark etmiyor, Spoelstra’nın istediği üç şey var: Gözlerinin içine bakarak iletişim, hiçbir şeyi kişisel algılamamak ve çözüm içeren bir tartışma.

“Spo biliyor ki öbür tarafa adım atabilmek için ateşlerin içinden geçmek gerekiyor. Bunu yapabilmenin tek yolu da her şeyi açık açık masaya yatırmaktan geçiyor.” diyor Fizdale.


Spoelstra’nın yaklaşımının olumsuz tarafı bu. Asla ana prensiplerinden ödün vermeyecek ve asla bir oyuncunun kendisini takımdan önde görmesine izin vermeyecek. Bazıları için bu sert ve kaba olsa da Spoelstra’nın derdi hiçbir zaman popülerlik yarışını kazanmak olmadı.


“Onu sevmenizi istemezdi, onu sevmiyorsanız önemsemezdi de.” diyor Fizdale. “Sizi diğer tarafa taşımak için oradaydı. Fakat o yolda giderken bazı zorluklarla karşılaşabilirdik. Bazı oyuncuların ‘Ne gıcık adam ama’ diyerek uzaklaşabileceği bir koç Spoelstra. Fakat gıcık değil, sadece sert. Önemli şeyler konusunda taviz asla vermez.”


Olynyk ekledi: “Eğer bir anlaşmazlık varsa bunu ortaya döker. Sonra playofflara geldiğinizde, en önemli anlar geldiğinde bu savaşlardan hali hazırda geçmiş olursunuz ve bir saygı ortamı kurulmuş olur. Onu sevmemek bu yüzden çok zor, neredeyse herkes ona saygı duyuyor. Her zaman takım için en iyisi neyse onu yapıyor. Bazen oyuncular onun bu düşüncelerine katılmayabiliyor fakat yine de saygı duyuyor çünkü onun her zaman kazanmak istediğini biliyorlar.”


📌Peki asla taviz vermeyen, can yakan seviyede dürüst bir koç nasıl bu saygıyı kazanabilir?“İşte Spo’nun büyücülüğü burada.” diyor Adebayo. “Oyuncularını koçluk tarzına alıştırıyor. Oyuncularını sistemine inandırıyor, düşündüklerinden daha iyi olduklarına inandırıyor.”


🍀Bazı oyuncularına göre buradaki kilit nokta merhameti ve empati yeteneği. Hediyelerle, aileleriyle ilgilenerek, güneşin doğuşunu izledikleri sabah yürüyüşleriyle Spoelstra, oyuncularının hayatında aktif bir rol oynuyor ve kendini diğer koçlardan ayırıyor. Bazen attığı bir mesaj bile çok daha fazla anlam ifade edebiliyor.


Kültürü yaratan bir lider olarak Spoelstra'dan ilham alabileceklerimiz;

*Kendinle rekabet etme azmi

*Prensiplerle liderlik etmek

*Hesap verebilir lider olarak hataları gelişim fırsatına dönüştürmek

*Şefafflık ve en iyisini bulmak için çatışmalardan kaçınmamak

*Karlısındakine onun kendine inandığından bile daha fazla inanma

*Düşünceleri okuyarak, mesafesiz insani dokunuş,


⚜Heat, Spoelstra'nın sözleşmesini 120 milyon dolar karşılığında 8 yıl uzattı. Bu sözleşme tutarı bir rekoru temsil ediyor! Kültür oluşturmanın ve ayakta tutmanın karşılığı olarak görüyorum.

34 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page