• Volkan Mirzalı

Beklenti Herşeydir; Pygmalion Etkisi

Pygmalion etkisi veya Rosenthal etkisi, yüksek beklentilerin belirli bir alanda daha iyi performansa yol açtığına inanılan psikolojik bir olgudur. Mitolojik Pygmalion hikayesinde bir insana aşık olamayan Pygmalion Afrodite yalvarır ve Afrodit’de onun heykelini muhteşem bir kadın heykeline dönüştürür. Kendi heykeline aşık olan Pygmalion onla evlenir ve çocuk sahibi olur.


Günümüze yakın bilimsel çalışma ise psikolog Robert Rosenthal'ın 1968 yılında yaptığı çalışmalarla başlamıştır. Robert Rosenthal ve Lenore Jacobson, kitaplarında, bu fikri öğretmenlerin öğrencilerinin performansını etkileyen öğrencilerin beklentilerine uyguladılar Rosenthal ve Jacobson, yüksek beklentilerin daha iyi performansa yol açtığını ve düşük beklentilerin daha kötü sonuçlara yol açtığını, her ikisinin de kendi kendini gerçekleştiren kehanete yol açtığını savundu. Pygmalion etkisine göre, beklentilerin hedefleri olumlu etiketlerini içselleştirir ve başarılı olacağı düşüncesine sahip olanlar buna göre başarılı olur; düşük beklentiler durumunda benzer bir süreç ters yönde çalışır.(Golem etkisi) Pygmalion etkisinin arkasındaki fikir, her şeyin kişinin tutumlarına bağlı olduğu düşüncesidir. Sosyoloji’de bu etkiden sıklıkla eğitim ve sosyal sınıflarla ilgili olarak bahsedilir.


Robert Rosenthal ve Lenore Jacobson'ın çalışması, öğretmenler çocuklardan daha iyi performans beklemeye yönlendirilirse, çocukların performansının arttığını gösterdi. (1963 San Francisco Elementary Schools) Bu çalışma, gözlemci-beklenti etkisi olarak adlandırılan, gerçekliğin başkalarının beklentilerinden olumlu veya olumsuz etkilenebileceği hipotezini destekledi. Rosenthal, önyargılı beklentilerin gerçekliği etkileyebileceğini ve kendi kendini gerçekleştiren kehanetler yaratabileceğini savundu. (zeki Hans Deneyi çok meşhurdur)


Sigmund Freud’un bu konudaki şu cümlesi çok dikkat çekicidir.” Bir insan ailede ebeveynlerinin en değerli çocuğuysa bu his hayatının tamamına yayılır ve başarılı olan insanların çoğuna bakarsanız bu hikayeyi görürsünüz.” Ailede kaçıncı çocuk olduğumuzun hayatımızı nasıl değiştirdiği ile ilgili bri yazı da yazmıştım geçenlerde (https://www.volkanmirzali.com/post/genler-ve-mizac%C4%B1m%C4%B1z%C4%B1-belirleyen-di%C4%9Fer-fakt%C3%B6rler)


Pygmalion etkisinin bize söylediği şey şudur; gerçeklik subjektiftir. Bu gerçekliği ailemiz, arkadaşlarımız, yöneticilerimiz ve toplum manipüle edebiliyor. Başarılarımız, düşünce biçimimiz, davranışlarımız ve kendimizle ilgili algılarımızı çevremizdeki insanlar etkiliyor. Bu kişilerin bizden beklentilerine göre şekilleniyor. Ama belirtmem lazım, Pygmalion etkisi bize herkes her şeyi yapabilir demiyor. Konuyu Carl Sagan’ın sözü ile özetleyeyim “Çocuklarımıza koyduğumuz hedefler geleceği şekillendirir.” Yani hayaller birer harita gibidir.

Peki Pygmalion etkisinin farkındalığı ile kurumsal hayatta neler başarabiliriz?

- Çalışanlarımızın kişisel gelişimini hızlandırabiliriz (mikromanagement’ın azalması ve kurumdaki psikolojik güvenliğin artması diğer yan etkiler olacaktır)

- Çalışan bağlılığını arttırabiliriz (çalışan bağlılığı anketlerinde ayrılmaya hazır çalışanların beklentilerini yönetmeye odaklanarak)

- Kurum içinde Vizyoner Liderlerin artması sağlanacaktır (Vizyoner Liderlik direkt olarak Pygmalion etkisini kapsamında ele alınacak konuların doğru bir diyalektik ile anlatma işidir)

- En önemlisi ama bence çalışanın kendini değerli hissetmesi olacaktır ki bu da onun tüm kurumsal temaslarında kurum ile çalışan kurum müşterilerine yansıyacaktır.

https://www.youtube.com/watch?v=w7ksvoT60Xk&list=WL&index=686

https://hbr.org/2003/01/pygmalion-in-management

https://sites.google.com/site/7arosenthal/


22 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör